Lojistik kelimesinin anlamı ile ilgili farklı görüşler bulunmaktadır. Bunlardan ilki, Latin kökenli “logisticus” kelimesidir ve “mantıklı hesap” anlamında kullanılmaktadır. Yunanca “logistikos” kelimesinin ise “hesap yapma bilimi” ve “resimli matematik yapma sanatı” anlamlarına geldiği ifade edilmektedir. Türk Dil Kurumu’na göre “lojistik’’ kelimesi; bir ürünün ilk üreticiden son tüketiciye kadar depolama, nakliye, ambalajlama ve gümrükleme gibi pek çok sürecini ifade eder. Lojistik kelimesini ilk olarak Dr. Wiliam Muller 1810 yılında yayımlanan “Savaş Sanatının Ögeleri” (The Elements Of The Art Of War) adlı eserinde kullanmıştır.

Lojistiğin Kısa Tarihçesi

Lojistiğin askeri konularla birlikte anılıyor olması tesadüf değildir. Lojistik, askerlerin bir yerden binlerce km uzaklıktaki başka bir yere sevkiyatı sırasında ihtiyaç duyacakları gıda ve kıyafet gibi unsurların karşılanabilmesi için ortaya çıkmıştır. Askerî harekâtların başarılı olabilmesinde lojistik çok önemli bir yer tutmaktadır. Kavram olarak 200 yıllık bir geçmişe sahip olsa da lojistik adı altında uygulanan tedarik zinciri, tarih öncesinde savaşlarda görülebiliyordu. Büyük İskender milattan önceki dönemlerde Makedonya’dan Hindistan’a kadar giderken, tedarik zincirini oluşturmuş ve 11 yıl süren askerî seferini gerçekleştirmiştir. Bu nedenle, askerî strateji ve lojistik iç içe geçen kavramlar olarak anılmıştır. Lojistiğin sipariş, stok yönetimi, nakliye, paketleme, malzeme ve ekipman, üretim planlama, dağıtım planlama, ihtiyaç planlama, müşteri hizmetleri, satın alma, depolama ve gümrük gibi birçok aşaması vardır. Bu aşamalarda yaşanan ilk ciddi değişimler, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra görülmeye başlandı. 2. Dünya Savaşı’nda asker sayısının savaşı kazanmaya yetmediği, askerî teçhizata sahip olmanın savaşın kaderini değiştirdiği fark edildi. Lojistik açıdan güçlü ülkeler savaş esnasında büyük avantajlar yakalamıştı. Bu durum savaştan sonra lojistiğe verilen önemi arttırdı. Buna ek olarak, sanayileşme ve ürün ticaretinin hızla artması gibi sebepler de lojistiğin gelişiminde itici güç oldular. Lojistik kavramı askeriyedeki geri hizmetten çok daha fazla anlam taşımaya başladı. “Parçalanma dönemi” olarak adlandırabileceğimiz 1960-1980 arasındaki süreçte, lojistiğin her bir aşaması işletmeler veya dışardan hizmet alımlarıyla gerçekleştirildi. 1980-2000 arasındaki “birleşme dönemi” ise, lojistiğin üretim ve dağıtım olarak 2 ana birim hâline geldiği bir süreç oldu. 2000’lerden günümüze ulaşan dönemde ise tam anlamıyla “bütünleşme dönemi” yaşandı. Bu dönemde lojistiğin tüm süreçleriyle ilgilenen firmalar ortaya çıkmaya başladı. Lojistikte en önemli şey, düşük maliyetle doğru iş yapmaktır. Bir ürünün doğru zamanda, doğru miktarda, doğru yerde olabilmesi ve bunun en düşük maliyetle gerçekleştirilmesi lojistiğin görevidir. Tarihte sadece “ulaştırma” olarak algılandığı dönemler olsa da günümüzde, ham maddenin işlenmesinden başlayıp son tüketiciye ulaşana kadar geçen süreci içerisinde barındırmaktadır. Lojistikte ancak titiz bir planlama ile başarılı sonuçlar elde edilebilir.